ŞAHİNİN YERİNE HOŞ GELDİNİZ

KUZUGÖBEĞİ MANTARI

Mantar Çeşitleri Köyümüzde kuzugöbeği mantarı olarak bilinen artık rüyalarımda görebildiğim Mantar,  doğadan toplanan oldukça değerli bir mantar türüdür. Çam ormanlarında, yol ve akarsu kenarlarında, yanmış orman alanlarında meşe, ayı fındığı, Akçaağaç, kayın, dişbudak gibi yaprak döken ağaçların altında, kireçli-kumlu topraklarda tek tek ya da 2-3’lü gruplar halinde yetişir. Bu mantar gördüğü talep üzerine Köyümüzde bahar aylarında mantar toplama uğraşına neden … Read More

via ŞAHİNİN YERİNE HOŞ GELDİNİZ

Reklamlar
Genel içinde yayınlandı | ile etiketlendi | 1 Yorum

Beci Çamlıca Köyü

 
Köyümüzün kentlere ve büyük şehirlere yaşanan göçten çok fazla etkilendiği söylenemez. Ancak yinede 80 li yıllardan sonra başta Mersin olmak üzere, İzmir, İstanbul, Konya gibi ülkemizin büyük şehirlerine doğru bir miktar göç yaşanmıştır.
Yurt dışına da gidenler oldu. Başta Almanya ve Hollanda olmak üzere çok az aile de yurt dışında yaşamaktadır. Ülkemizin başka bölgelerinden farklı olarak bütün bu göçlerin çoğunluğu okumak amacıyladır. Bu sebeple köy dışında bulunanlar genelde devlet memurluğu dolayısıyla köyden ayrılmışlardır. Gitmeyenler ise gidecek yerleri olmadığından değil bir çok sıkıntıları olsa da hala bu köyden ekmek yiyebileceklerini düşündüklerinden vatanlarını terk etmemişlerdir.
Köyümüzde kalıcı oturanların çoğunluğu tarım ve hayvancılıkla uğraşmaktadır. Hafta sonları ve Bayramlarda Köyümüzün yoğunluğu daha da artmaktadır. Pazar günleri köyümüzde kurulan halk pazarının bu kalabalıklığa katkısının olduğu da ayrı bir gerçektir. Çünkü Pazar görmek için çevre köylerden de gelenler olmaktadır.
 

DakikaSaniye Dakika Saniye dir Burdasin

Beci Çamlıca Köyü Resmi internet sitesi www.becikoyu.com Mersin Mut Çamlıca (beci) Köyü

Köyümüzüm Tarihi
Eski adı Beci olan köyün kökeni, Mamalı Aşiretinin Becili Cemaati’dir.

II. Beyazıd döneminde Beciler ismiyle bir köy bulunmaktadır.

Köyün, daha önce Evren ile Çamlıca köyleri arasında “Yıkık Cami” denen yerleşim yerinde oturduğu, ancak bir veba salgınından sonra köy halkının burayı terk edip şimdi bulunduğu yere yerleştiği anlatılmaktadır. 1980 den sonra köyüm ismi çevrede çok yetişen çam ağaçlarından dolayı Çamlıca adını almıştır. Ancak bu bazen Ermenek Çamlıca’sı ile karıştırılmasına sebep olmaktadır. Bu sebeple civar köylerde halen Beci diye bilinir.

FİZİKİ YAPISI
Mut – Ermenek karayolu üzerinde yer alan köy, Mut’tan Ermenek’e giden ve Ermenek’ten Mut’a gelen arabaların mola vermeleri gereken bir yerde bulunmasından dolayı önemli bir uğrak yeridir. Mola yerinde buz gibi suyu ve asırlık çınarları vardır.

Merkez köy statüsünde olan Çamlıca’nın, kırsal kesimde üç yerleşim yeri vardır. Suyun doğusunda Eski Köy, batısında nispeten hayvancılık yapmaya elverişli dağınık vaziyetteki Kale Civarı ve yeni yerleşime açılan Aşağı Sala dır.

İSTATİKİ BİLGİLERİ
2005 yılı nüfus sayımına göre 270’i kadın, 299’u erkek olmak üzere nüfusu 569; hane sayısı 170’dir. il merkezine 195, ilçe merkezine 35 km uzaklıktadır. 1985 yılında kadastro çalışmaları tamamlanan köy 10022 dönümdür.

GEÇİM KAYNAKLARI
Köyün geçim kaynağı hayvancılık ve tarımdır. 2006 yılı sonu itibariyle yaklaşık 313 sığır, 650 koyun, 2000 keçi, 20 at, 684 tavuk bulunmaktadır. Köyde 1982 yılında Çamlıca Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kurulmuş, 1995 yılında da 100×2 Süt Sığırcılık Projesi hayata geçirilmiştir. Kayısı, üzüm, nar, incir, zeytin gibi meyve ve diğer bir çok bahçe sebzeleri yetiştiriciliği gibi Akdeniz İklimine mahsus ürünler organik olarak bolca yetiştirilmekte olup, ayrıca doğada kendi haline yetişen ve ekonomik değeri de hayli fazla olan kuru veya yaş Kuzu Göbeği, Geğil veya Gevil diye de bilinen Kapari gibi ürünlerin ticareti de büyük önem taşımaktadır.

Köyün, sağlık evi, köy konağı, içme suyu, su deposu ve umumi WC’si ile 35 km asfalt yolu bulunmaktadır. Ayrıca köyde 2 Hızar, 2 Değirmen 2 Bakkal, Lig maçlarını izlemek için 2 Kahvehane, 1 Kuaför ve her yarım saate Mut a ring seferler düzenleyen Mut Taşıyıcılar Kooperatifine ait 1 Minibüs vardır.

ULAŞIM
Köyümüz Ermenek-Mut karayolunda kurulu olduğu için ulaşım hiçbir zaman sorun olmamıştır. Her sabah çevre köyleri de dolaşarak yolcularını Mut a ulaştıran köy minibüsü gün içinde de her yarım saate bir ring seferler düzenleyerek tüm köylüleri ilçe merkezine taşımaktadır. Ayrıca gün içinde Ermenek tarafına giden kışın 2, yazın ise 3 ayrı otobüs ve sayısız minibüs seferleri vardır. Bütün bunların dışında işlek bir yol olması sebebiyle özel araçlarıyla gidenlere otostop yapmak mümkündür.

TARİHİ, TURİSTİK VE YERALTI ZENGİNLİKLERİMİZ
Köyünüzün tarihi, turistik yerleri çok fazladır. İlk akla gelen köyün karşısındaki tepede artık ayakta duvarları bile kalmayan Kale dir. Adıras dağının ve yaylaya giden yol üzerinde kayaların yüzünde bir çok tarihi mezar ve kabartma heykeller bulunmaktadır. Bulunduğu çevreye hakim durumdaki kuş uçmaz yol geçmez sarp kayalıklarla dolu Adıras Dağı (Adras-Adrassos diye de bilinir) eskiden beridir sırtını dağlara dayayanlara iyi bir sığınak yeri olmuş, bir çok medeniyete de ev sahipliği yapmıştır. Ermenek yöresinin Anadolu’da Osmanlının eline en son geçen yer olması da bu sebeplerledir. Adıras Dağı’nın kayaları bir çok işletmeciye fikir vermiş, artan inşaat faaliyetleri ve asfalt yolların hammaddesi çakıllar için uygun bir yerde Taş Ocağı ya da Mermer Ocağı kurmak için fizibilite çalışması yaptıran ya da Ocak Ruhsatı alanlar olmuştur ancak henüz bir faaliyet yoktur.

“BECİLİ ŞAKASI’NIN” KÖKENİ
Köy, yaklaşık 40 sene önce yaşandığı anlatılan şaka ile ünlüdür. “Köye, Ermenek’ten eşeğiyle tak tak helva satan bir seyyar satıcı gelir. Satıcı helvayı çok fazla fiyata satmak istemektedir. Köyün gençleri ne kadar pazarlık ederlerse etsinler satıcı bir türlü indirim yapmaz. Bu duruma çok sinirlenen gençler helvacıya bir şaka yapmaya karar verirler ve helvacının eşeğini iple bağlayıp gece köy camisinin damına çıkarırlar. Ertesi gün satıcı eşeğini ne kadar aradıysa bulamaz. Bu arada köyün imamı sabah ezan okumaya başlayınca eşek anırmaya başlar. Eşeği caminin damından indirmenin oldukça zor olacağını gören helvacı, köylülere (gençlere) bedava helva vermenin karşılığında eşeğini indirtir ve olay tatlıya bağlanır. Ama o günden sonra Beci adı duyulunca herkesin aklına ‘Becili Şakası’ gelir”… Hatta derler ki : Eğer birisi Beciye gitmiş te ona “Becili Şakası” yapılmamışsa ona “Sen Beci’ye gitmemişsin” denirmiş. Onun için ilk defa Beci’ye giden birisi her an bir köşeden çıkacak “Becili Şakası” na hazırlıklı olsun yoksa milletin diline düşer sonra “Bir şakayı bile kaldıramayan kişi” olarak.

(Bu bilgiler Facebook’taki Çamlıca(Beci) Grubu Tanıtım Sayfasından alıntı yapılmıştır. (http://www.facebook.com/group.php?gid=89107750467) Bazı eklemeler yapılmıştır. Bu bilgileri bizimle paylaşan arkadaşa Teşekkür ederiz)

HAKKIMDA

Ben 1970 Yılının nisan ayında Mersinin/Mut Beci köyünde dogdum. İ.Ö Beciköyü okulunda tamamaladım O.Okulu Karaman Yunus Emre O.O. Liseyi Konya Kadınhanı Ata içil lisesinde okudum askere gidinceye kadar Mut  Gezende barajı HES tesislerinde  çalıştım askerliğimi Ankara ve Hatayda tamamladıktan sonra karamana gelerek boş durmadım değişik işlerde çalıştım (Yurt-Kur) daha sonra Antalya Kemerde ve Muğla Bodrumda Turizim işinde çalıştım 99 yılındaaçılan bir sınavla da Karaman Milli Eğitim müdürlüğüne girdim Şu an Karaman Milli Piayango Fen Lisesinde Pansiyon Memuru olarak çalışmaya devam ediyorum

| GOOGLERADYOTVOYUN |  MP 3ŞİİRE KART |  UYDU | HABERLERİDDAAŞANS OYUNLARI|

 

MUTLAKA YAPIN GERÇEKTEN GÜZEL OLUYOR

Öyle sabah uyanır uyanmaz yataktan fırlama
Yarım saat erkene kurulsun saatin.
Kedi gibi gerin, ohh ne güzel yine uyandım diye sevin..
Pencerini aç, yağmur da olsa, fırtına da olsa nefes al derin derin…
Yüzüne su çarpma, adamakıllı yıka yüzünü serin serin…
Geceden hazır olsun, yarın ne giyeceğin.
Ona harcayacağın vakitte bir dilim ekmek kızart,
Çek kızarmış ekmek kokusunu içine,
Bak güzelim kahvaltının keyfine.
Ayakkabıların boyalı olsun, kokun mis,
Önce sana güzel gelsin aynadaki siluetin..
Çık evinden neşeyle, karşına ilk çıkana gülümse, aydınlık bir gün dile.
Sonra koş git işine, dünden, önceki günden,
Hatta daha da eskiden yarım ne kadar işin varsa hepsini tamamla,
Ohhh şöyle bir hafifle
Bir güzel kahve ısmarla kendine,
seni mutlu eden sesi duymak için “alo “de
Hiç işin olmasada öğle üzeri dışarı çık
Yağmur varsa ıslan, güneş varsa ısın, hatta üşü hava soğuksa…
Yürü, yürürken sağa sola bak, öylesine değil, görerek bak
Çiçek görürsen kokla ,köpek görürsen okşa ,
çocuk görürsen yanağından makas al.
Sonra,şöyle bir düşün, kimler sana yol açtı,
sen çok dar da iken kimler seni ferahlattı,
hani kapını kimsenin çalmadığı günlerde kimler kapını tıklattı?
Ne kadar uzun zamandır aramadın onları değil mi?
Hadi hemen uğrayabilirsen uğra, arayabilirsen ara
Hatırlarını sor, öyle laf olsun diye değil, kucaklar gibi sor..
Bu sadece onların değil, senin de yüreğini ısıtacak,
yüzünde güller açtıracak.
Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun..
Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun..
Saklama tabakları, bardakları misafire
Sizden ala misafir mi var bu dünyada
Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil,
vazife yapar gibi hiç değil,
Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi,
eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının..
Gece evinde, dostların olsun
Sohbetin yemeğin, kahkahan olsun..
Arkadaşım,
hayat bu daha ne olsun?
Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!

Can Yücel
Ocak 2009 02:41
 
Dünya nüfusunu, mevcut halklarin nispetlerini muhafaza ederek, 100 kisilik bir köy kadar küçültebilseydik bu köy söyle olacakti:

57 Asyali

21 Avrupali,

14 Amerikali (Kuzey,Orta,Güney)

ve 8 Afrikali .
Bunlarin 52’si kadin , 48’i erkek olacakti.

30 beyaz , 70 beyaz (+ +

)olmayan,

30 Hiristiyan, 70 Hiristiyan olmayan,
89 heteroseksüel, 11 homoseksüel .
6 kisi bütün servetin % 59’una sahip olacakti ve bunlarin hepsi ABD kökenli olacakti.

20 kisi iyİ evlerde yasayacakti,

30 kisi okuma-yazma bilecekti,

1’i ölmek üzere , 1’i de dogmak üzere olacakti.

1 kisi bilgisayar sahibi,
1 kisi de (evet, sadece 1 kisi) üniversite mezunu olacakti.

Simdi sunlari göz önünde bulundurun:
Eger bu sabah hastalikli degil de saglikli uyanmis iseniz, 1 hafta sonrasini göremeyecek olan 1 milyon insandan daha sanslisiniz.
Bir harp tehlikesi ile, iskence görmek ihtimali ile, aç kalma korkusu ile karsi karsiya degilseniz, 500 milyon insandan daha iyisiniz.

Tutuklanmaktan , iskence görmekten yahut öldürülmekten korkmadan ibadethaneye gidebiliyorsaniz 3 milyar kisiden daha iyi bir sansa sahipsiniz.
Buzdolabinizda yiyeceginiz , üzerinizde elbiseniz ve basinizi sokup uyuyabileceginiz bir eviniz varsa,
dünyadaki insanlarin % 75’inden daha zenginsiniz.

Bankada ve cüzdaninizda para varsa, dünyanin en imtiyazli % 8’i arasindasiniz

Anneniz, babaniz sag ise, siz bu dünyada nâdir kisilerden birisiniz.
Eğer burada yazılanları anlayabiliyorsanız şanslısınız, çünkü okuma yazma bilmeyen 2 milyar kisiden biri degilsiniz.

Paraya ihtiyacin yokmus gibi çalis .
Kimse seni üzememis gibi sev .
Kimse seni seyretmiyormus gibi danset .
Kimse seni dinlemiyormus gibi sarki söyle

Dakika Saniye dir Burdasin MinSec

Genel içinde yayınlandı | 2 Yorum